Çankırı'nın yetiştirdiği usta kalemlerden Zeynel Kozanoğlu, Ilgaz'ın Kıyısın köyünden başlayıp İzmir sokaklarına uzanan fırtınalı ömrünü Türk basınına ve edebiyatına vakfetti. Köy okulunda hecelediği ilk harfleri, Hasanoğlan Öğretmen Okulu'ndan aldığı diplomayla memleket çocuklarına taşımak için yola koyuldu. Anadolu bozkırının tozunu yutmuş genç bir öğretmen olarak Konya Kulu'da kara tahta başına geçti, ardından Çanakkale Gelibolu Cumalı köyünde vatani görevini tamamladı.
Çankırılı duayen gazeteci Zeynel Kozanoğlu hayatı boyunca sadece haber kovalamadı, tarihin tozlu sayfalarını da gün ışığına çıkardı. Ankara Hukuk Fakültesi'nin üçüncü sınıfında amfileri terk edip İzmir Gazetecilik Yüksek Okulu'na yöneldiğinde kaderini tamamen kağıt kokusuna bağlamıştı. Medeniyet gazetesinde pişti, Anadolu Ajansı çatısı altında tam 15 yıl aralıksız gece gündüz muhabirlik terletti. Kalemi keskin, heyecanı hep diri kaldı.
Basın kartını bir onur nişanı sayan kıdemli yazar, İzmir basınının bilge çınarı haline geldi. İzmir Gazeteciler Cemiyeti'nin Hasan Tahsin Gazetecilik Yarışmaları'nda üst üste dereceler kazandı, 2008 yılının ocak ayında ise İzmir'in en yaşlı faal gazetecisi plaketiyle taçlandırıldı. 9 Eylül Gazetesi'ndeki köşe yazıları, TRT radyoları için yazdığı piyesler ve Yurt Ansiklopedisi'nin İzmir fasikülü onun titiz işçiliğini kaydetti.
Köy enstitüsü ruhuyla yetişen usta muhabir
Meslek aşkı onun damarlarına henüz Hasanoğlan sıralarındayken işledi. Gazeteciliğe adım attığı Ankara günlerinden itibaren hiçbir haberi masa başında kurgulamadı, gerçeği bizzat yerinde aradı. Kıvrak zekası, titiz arşivciliği ve güçlü hafızasıyla çalıştığı haber merkezlerinin en güvenilir limanı oldu.
Ömrü haber telaşıyla geçti. Üç evlat yetiştiren Çankırılı kalem erbabı, 30 Mayıs 2019 günü 83 yaşında hayata gözlerini yumdu ve İzmir Torbalı Ayrancılar Mezarlığı'nda ebedi istirahatgahına uğurlandı. Basın camiası onun kaybıyla yerini doldurması hayli güç koca bir hafızayı yitirdi.
Zeynel Kozanoğlu kimdir ve Türk edebiyatına neler kazandırdı?
Zeynel Kozanoğlu, 1936 yılında Ilgaz'da doğan, öğretmenlikten basın hayatına ve araştırmacı yazarlığa uzanan çok yönlü bir fikir insanıdır. 1967 yılında Tercüman gazetesinin açtığı ulusal yarışmada Şeytan Köprüsü romanıyla birincilik ödülü kazanarak edebiyat dünyasında fırtına kopardı. Özellikle Milli Mücadele dönemini aydınlatan Hamdi Bey ve Akbaş Baskını kitabı ile ilk kurşunu sıkan Hasan Tahsin'i anlattığı Anıt Adam Osman Nevres araştırması başucu eseri oldu.
Yassıada mahkemelerinden Avrupa'daki gurbetçilere kadar toplumun en can alıcı yaralarını kitaplaştırdı. Yazdığı biyografiler ve seyahatnameler sayesinde yakın tarihin karanlık dehlizlerini aydınlattı. Hemşerimiz Atatürk Çankırı'da çalışmasıyla da doğduğu kente vefa borcunu hakkıyla ödedi.
| Eser Adı | Türü | Basım Yılı |
|---|---|---|
| Şeytan Köprüsü | Roman | 1967 |
| Hamdi Bey ve Akbaş Baskını | Araştırma | 1970 |
| Anıt Adam Osman Nevres | Araştırma | 1972 |
| Vatan Ekmek Hürriyet | Araştırma | 2000 |
| Avrupa'da Türk Olmak | Yaşantı | 2005 |
| İzmir Basınında İz Bırakanlar | Röportaj | 2006 |
| Atatürk Çankırı'da | Araştırma | 2007 |
| Yassıada'da Bir Spiker | Anı Roman | 2011 |
Torbalı Ayrancılar mezarlığında uyuyan koca çınar
Haber peşinde geçen yarım asrı aşkın mesai, arkasında kütüphaneler dolusu miras bıraktı. Yeni yetişen genç muhabirler için onun tarafsızlığı ve arşiv tutkusu benzersiz bir pusula vazifesi görüyor. Ege'nin serin rüzgarları şimdi onun mezarı başında eserlerini fısıldıyor.
Çankırı toprağı bu üretken evladını asla unutmayacak. Yazdığı her satır, sayfalar sararsa dahi hafızalardaki tazeliğini koruyacak.
Haber kaynakları: Çankırı Haber






