Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde yaşanan gelişmeler, batılı devletlerin kışkırtmalarıyla Doğu Anadolu'da büyük çatışmalara dönüştü. İstanbul Hükümeti, cephe gerisindeki güvenliği sağlamak adına 24 Nisan 1915 gecesi örgüt liderlerini tutuklayarak Anadolu'daki güvenli bölgelere yolladı. Bu süreçte sevk edilen isimlerin önemli durağı Çankırı oldu.

Çankırı Gomidas gerçeği arşiv belgeleriyle gün yüzüne çıktı. Belgeler, Ermeni iddialarının ve oluşturulan soykırım mitlerinin aksine, kasabaya getirilen isimlerin can güvenliğinin korunduğunu gösterdi. Sürgün söylemlerinin aksine şehirde geçici ikamet tedbirleri uygulandı.

Başkentten yola çıkarılan kafileler Ankara üzerinden şehre ulaştırıldı. Kastamonu Valiliği ile Emniyet Genel Müdürlüğü arasındaki yazışmalar, dönemin şartlarını ve alınan kararları günümüze taşıdı.

Tarihi vesikalar tehciri netleştiriyor

Kastamonu Valiliği tarafından İçişleri Bakanlığına sunulan 31 Ağustos 1915 tarihli raporda, kasabada zorunlu ikamete tabi tutulan kişi sayısı 155 olarak kayda geçti. İncelemeler sonucunda suçsuz bulunan 35 kişi kısa sürede serbest bırakıldı.

Emniyet kayıtları, getirilen kişilerin şehirde serbestçe dolaşabildiklerini gösterdi. Hanelerde veya şehir dışındaki mesire alanlarında konaklayan isimler, sadece günde bir kez polis merkezine imza verdi.

TarihSüreç ve gelişme
24 Nisan 1915İstanbul'da tutuklamalar başladı
8 Mayıs 1915Gomidas serbest bırakıldı
31 Ağustos 1915Valilik raporu merkeze sunuldu

Gomidas Çankırı kentinde ne kadar kaldı?

Gomidas Vartabet Çankırı kentinde sadece 13 gün zorunlu ikamette kaldı. Dönemin aydınlarından Halide Edip Adıvar ve Mehmet Emin Yurdakul'un girişimleri sonucu Dâhiliye Nezareti 8 Mayıs 1915 tarihinde kendisini serbest bıraktı. Gomidas bu kararla İstanbul'a geri döndü.

Tedavi amacıyla 1917 yılında Viyana'ya giden Gomidas, 1935 yılında Fransa'da doğal nedenlerle yaşamını yitirdi. Günümüzde bazı çevreler, eceliyle ölen bu ismi katledilmiş gibi göstererek kamuoyunu yanıltmaya çalıştı.

Arşiv verileri yalanları çürütüyor

Osmanlı yönetimi, sunulan af dilekçelerini titizlikle inceleyerek hasta, yabancı uyruklu veya suçsuz kişileri bağışladı. Tehcir uygulaması bir imha hareketi değil, savaş şartlarında iç güvenlik amacıyla yapılan zorunlu yer değiştirme kararıydı.

Tarihi hakikatler, Çankırı üzerinden üretilen propaganda söylemlerini tamamen geçersiz kıldı. Osmanlı devletinin tuttuğu resmi vesikalar, trajediden siyasi rant devşirmek isteyenlerin tezlerini yerle bir etti.

Kaynaklar: Çankırı Postası haberi