Çankırı Kalesi mevkisinde gazeteci Bayram Polat ile bir araya gelen Başağa Necati Ülker, kentin köklü yaren geleneğine dair kuşaktan kuşağa aktarılan çarpıcı bir rivayeti paylaştı. Çay sohbetinde dile getirilen anlatı, geçmiş dönemlerde ocaktan çıkarılan bir yaren ağasının karşılaştığı ağır toplumsal yaptırımları ortaya koydu.
Çankırı yaren kültürü kurallarının tavizsiz uygulandığını hatırlatan Ülker, geçmişte işlediği bir suç yüzünden meclisten uzaklaştırılan Şair Sabri isimli ağanın ibretlik hikayesini aktardı. Rivayete göre meclisten atılan kişinin oturduğu boş yere başka kimse oturtulmadı ve o noktaya bir ağaç kütüğü yerleştirildi. İtibar kaybını simgeleyen bu cezanın ardından kentteki fırıncılar ekmek vermedi, terziler elbise dikmedi, ayakkabıcılar da satış yapmadı. Yaşadığı ağır dışlanma sebebiyle memleketini terk eden Sabri, yıllar süren ayrılığın ardından affedildiğini umarak kente dönüş yoluna geçti.
Yıllar sonra gelen acı yüzleşme
Eski adıyla Ateş Okulu, sonraki adıyla Astsubay Sınıf Hazırlama Okulu bölgesine yaya olarak ulaşan Sabri, arazide bir çobana rastladı. Kendisini yemeğe davet eden çobanla sohbete başlayan Sabri, gencin bir yaren ağasının oğlu olduğunu öğrendi. Doğum yılını soran Sabri'ye çoban, net tarihi bilmediğini ancak meclisten Şair Sabri adında bir ağanın kovulduğu sene dünyaya geldiğini söyledi. Bu sözlerin ardından sarsıntı geçiren şair, olay yerinde yaşamını yitirdi ve cenazesi o bölgeye defnedildi. Bu hazin son, anlatının detaylarını duyanların aklına olayın tarihi kayıtlarını getirdi.
Anlatılan olay tarihi kayıtlarda var mı?
Anlatılan olay tarihi kayıtlarda yer almayan, kesin tarihi ve Sabri'nin meclisten çıkarılma gerekçesi bilinmeyen bir sözlü kültür rivayeti niteliği taşıyor. Bölgedeki mezarın resmi vesikalarla teyit edilmediğini aktaran Necati Ülker, yarenlik bağlarının gücünü vurgulayarak aralarından ayrılan başağalar ile yaren ağalarını andı.
Kaynak: Çankırı Haber haberi. İlgili kurum: Kültür ve Turizm Bakanlığı




