Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ, Necati Özkan ve Hüseyin Gün'ün siyasal casuslık suçlamasıyla yargılandığı davanın üçüncü celsesi İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Önceki celsede MİT'ten beklenen yanıtın dosyaya ulaşmadığı belirtilmiş, dört sanığın tutukluluk hali devam etmişti.
Casusluk davasında üçüncü celse bugün toplandı. Mahkeme, MİT'e yazılan müzekkerenin akıbetini bir kez daha sordu. Savcı, kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delil bulunduğu gerekçesiyle adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağını savunarak dört sanığın tutukluluklarının devamını istedi.
Duruşma salonu tamamen doldu. Hollanda Konsolosluğu temsilcileri, YENİ Parti Milletvekili Evrim Rızvanoğlu, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, TGS Başkanı Gökhan Durmuş, Dilek İmamoğlu ile sanık yakınları duruşmayı takip etti. Mahkeme Başkanı, savcının ara mütalaasının ardından duruşmaya 1 saat ara verdi.
MİT'ten beklenen yanıt dosyaya ulaştı mı?
Hayır, MİT'ten beklenen yanıt üçüncü celsede de dosyaya ulaşmadı. Mahkeme, önceki celselerde MİT'e müzekkere yazarak sanıkların casusluk faaliyetinde bulunduğuna ilişkin herhangi bir rapor veya tespit bulunup bulunmadığını sormuştu.
Savcı, üçüncü celsede de mahkemeye ulaşmayan MİT Başkanlığı'na yazılan müzekkerenin akıbetinin sorulmasını talep etti. Aranın ardından duruşmanın, savcının tutukluluğun devamı talebine karşı yapılacak savunmalarla sürmesi bekleniyor.
Tanıklar ne anlattı
Ekrem İmamoğlu'nun İBB davasına katılmak üzere salondan ayrılmasının ardından casusluk davasında tanıkların dinlenmesine devam edildi. İlk tanık Zeynep Şen, Hüseyin Gün'ün manevi annem dediği Seher Deniz Alaçam'ın sekreteri olduğunu, halen Alaçam'ın oğlu Ümit Deniz Alaçam'ın yanında çalıştığını söyledi.
Hüseyin Gün'ün eski şoförü Berkay Yağlıcı ise Gün'ün Biz de destek olalım dediğini, hesabından farklı tarihlerde 5 bin ve 10 bin Euro çekerek bu paraları TELE1 binasının turnike girişinde Merdan Yanardağ'a teslim ettiğini öne sürdü. Yanardağ, tanığın iddiasını reddederek daha önce de ifade ettiğini, hiçbir şekilde almadığını, turnikede görevlilerin de bulunduğunu, böyle bir durum olmadığını söyledi. Seher Alaçam'ın sponsorlarından olduğunu ancak bir şoförün böyle bir para verdiğini söylemesinin mümkün olmadığını belirten Yanardağ, yalan söylüyor dedi.
İmamoğlu savunmasında ne söyledi
Ekrem İmamoğlu, savunmasını tamamlamasının ardından casusluk davasının görüldüğü duruşma salonundan ayrıldı. Aynı gün görülen İBB Davası'nın duruşmasına katılmak üzere diğer duruşma salonuna geçti.
İmamoğlu savunmasında, defalarca dile getirilen soygunu Sermaye Piyasası Kurulu, İMKB, Maliye Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, yargı ve iktidarın izlemekle yetindiğini söyledi. Sadece izlemediklerini, bu soyguna ortak olduklarını, soygundan pay alan resmi görevlilerin, yakınlarının, çocuklarının, akrabalarının tek tek ortaya çıkmasından belli olduğunu ifade etti. Bugün yaklaşıp 30-40 milyar dolar hacmi olduğunu gördüğünü, birçok çevrenin de bunu doğruladığını belirtti. Bu soygunun faturasının AKP iktidarı tarafından şüphesiz yine halkın sırtına bocalama gayreti içerisinde olduklarını da gördüğünü söyledi. Bütün bu süreçleri yaratanların davranışlarının elbette kendisini şaşırtmadığını, çünkü aynı insanların bu absürt davayı kendisiyle muhatap kılan insanlar olduğunu dile getirdi. Geçmişte yaşanan büyük krizlerin gösterdiği gibi asıl tehlike ve üzücü olanın bu büyük yolsuzluğu izleyenlerin arasında yargının da bulunması olduğunu söyledi. İmamoğlu'nun savunmasını tamamlamasının ardından salondaki izleyiciler alkışlarla destek verdi. İmamoğlu, fon vurgunu tartışmalarına ilişkin yaptığı açıklamada, vatandaşın birikimlerinin korunduğuna, nasıl korunduğuna bugün hepimiz şahitlik de ediyoruz. Milyarlarca dolarlık fon vurgunu ortada. Kafasını kuma sokmuş insanlar ya! Böyle bir fotoğraf ifadelerini kullandı.
Kaynak: Sözcü 18 haberi. İlgili kurum: Emniyet Genel Müdürlüğü






