Kaliforniya Üniversitesi Los Angeles ile Türkiye'den dört üniversitenin ortaklığında yürütülen küresel araştırmada, kıtalar arasında göç eden kuşların taşıdığı parazitler yakın takibe alındı. İstanbul Avcılar Kuş Halkalama İstasyonu merkezinde sürdürülen çalışmada bilim insanları, göç yollarındaki kuşların üzerinde bulunan keneleri canlı olarak toplayarak laboratuvar ortamında incelemeye başladı. İşlemleri tamamlanan kanatlı hayvanlar zarar görmeden yeniden doğal yaşam alanlarına salınıyor.
Göçmen kuşlardaki keneler aracılığıyla taşınabilecek virüs ile bakteriler, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi başta olmak üzere pek çok enfeksiyon riskini önceden anlamaya imkan tanıyor. Koç Üniversitesi İş Bankası Enfeksiyon Hastalıkları Araştırma Merkezi koordinasyonunda yürüyen dev projede; Koç, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Marmara ve Tekirdağ Namık Kemal üniversitelerinden araştırmacılar birlikte mesai harcıyor. Saha ekibince toplanan canlı kene örnekleri, haftada iki kez Marmara Üniversitesi laboratuvarlarına ulaştırılıyor.
Saha çalışmalarında binlerce kuş halkalandı
Projenin arazi ayağını yürüten ekipten İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Ormancılık Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Dr. Ergün Bacak, Mart 2025 tarihinde başlayan çalışma süreci hakkında bilgi verdi. İki yıldır kuşlardan düzenli kene topladıklarını ifade eden Bacak, son bir sene içinde yaklaşık 10 bin kuşu halkalayıp kayıt altına aldıklarını açıkladı. Bu kuşların üzerinden 8 bine yakın kene topladıklarını belirten Bacak, kanatlı türlerin sadece kendi göçlerini tamamlamadığını, bünyelerinde barındırdıkları parazitleri de bir kıtadan başka bir kıtaya taşıdıklarını dile getirdi.
Laboratuvarda keneler nasıl taranıyor?
Kuşlardan toplanan keneler canlı halde ulaştırıldığı mikroskop altında morfolojik olarak cins ve tür düzeyinde tanımlandıktan sonra moleküler analiz aşamasına geçiliyor. İnceleme sürecinde Ixodes, Haemaphysalis ve Hyalomma gibi farklı kene türleri ayrıştırılarak kayıt altına alınıyor. KUISCID laboratuvarlarında devam eden süreçte kenelerden DNA ile RNA nükleik asitleri çıkarılıyor, zenginleştirme ve kütüphane hazırlıklarının ardından dizileme aşaması uygulanıyor. Biyoinformatik analizlerle viral ve bakteriyel etkenlerin varlığı detaylıca taranıyor.
Bir kene örneğinin moleküler analiz süreci yaklaşık 1 ile 1,5 ay arasında tamamlanıyor. Bilim insanları ilkbaharda Avrupa'ya, sonbaharda ise Afrika'ya gerçekleşen göç hareketlerinde toplanan verileri kıyaslayarak geniş bir veri seti oluşturmayı hedefliyor. İnsan, hayvan ve çevre sağlığını bütüncül değerlendiren Tek Sağlık yaklaşımı sayesinde, hastalıklar henüz salgına dönüşmeden erken teşhis imkanı sağlanıyor.
Kaynak: Çankırı Gazete haberi. İlgili kurum: Kültür ve Turizm Bakanlığı






