Milli Eğitim Bakanlığı'nın ölçme ve değerlendirme süreçlerini standartlaştırmak ve öğrencilerin öğrenme eksikliklerini belirlemek amacıyla duyurduğu yeni sınav uygulaması eğitim sendikalarının gündemine girdi. Ortaokul ve liselerde 16 branşı kapsayacağı belirtilen değişikliğin birinci dönem yazılı sınavlarına günler kala açıklanması Çankırı'da eleştirilere yol açtı.
Eğitim-İş Çankırı Şube Başkanı Murat Şamasas, Ortak Yazılı Sınav Sistemi kararına tepki göstererek öğretmenlerin kendilerini doğrudan ilgilendiren bu değişiklikten önceden haberdar edilmediğini savundu. Sınav sorularının merkezi bir havuzdan seçilmesini öngören uygulamanın öğretmenlerin ölçme ve değerlendirme sürecindeki yetkisini sınırlandıracağını ve mesleki özerkliğini kısıtlayabileceğini ileri sürdü.
Ortak Yazılı Sınav Sistemi nasıl uygulanacak?
Ortak Yazılı Sınav Sistemi, yazılı sınavların yalnızca iki sorusunun zümre öğretmenleri tarafından hazırlanması, diğer soruların ise Bakanlığın dijital soru havuzundan otomatik olarak seçilmesi şeklinde uygulanacak. Ortalama dokuz şubede derse giren bir branş öğretmeni, yeni sistemle birlikte 300'ü aşkın öğrencinin cevaplarını tek tek puanlayıp sisteme girmek durumunda kalabilecek.
Sendika tarafından yapılan açıklamada, ölçme ve değerlendirmenin öğretme sürecinden ayrı düşünülemeyeceği kaydedildi. Öğretmenlerin öğrencilerini yakından tanıdığı, öğrenme süreçlerini takip ettiği ve sınavları ihtiyaçlara göre hazırladığı vurgulandı. Ayrıca soru hazırlanması ve açık uçlu cevapların puanlanmasında yapay zeka ile algoritmaların kullanılmasına ilişkin kaygılar paylaşılarak, bu süreçlerin bilimsel ve pedagojik denetimleri sorgulandı.
Eğitimde fırsat eşitsizliği ve veri güvenliği
Başkan Şamasas, okulların fiziki koşulları, sınıf mevcutları, öğretmen kadroları ve öğrencilerin sosyoekonomik imkanları arasında farklılıklar bulunduğunu hatırlattı. Devlet okulları ile özel okulların ve farklı bölgelerdeki eğitim kurumlarının aynı koşullara sahip olmadığı belirtilerek, merkezi soru sisteminin bu farklılıkları yeterince dikkate almayabileceği ifade edildi. Öğretmenlerin öğrencilerinin öğrenme durumları hakkında zaten bilgi sahibi olduğu, asıl sorunun eksiklikleri giderecek destek mekanizmalarının yetersizliği olduğu aktarıldı.
Öğrenci, sınıf ve şube bazında oluşturulacak verilerin korunması ile bu verilerin öğretmenler üzerinde bir baskı veya denetim aracına dönüşmesini önleyecek güvencelerin bulunup bulunmadığı soruldu. Şamasas, öğretmenleri dışladığını ve eşitsizlikleri derinleştirdiğini düşündükleri uygulamalara karşı çıkmaya devam edeceklerini, her çocuğun laik, bilimsel, çağdaş, kamusal, parasız, karma ve nitelikli eğitim hakkı için mücadelelerini sürdüreceklerini dile getirdi.





