Çankırı'da yaşayan 35 yaşındaki elektrik-elektronik mühendisi Nurettin Hasaltun, model otomobil koleksiyonerlerinin hayalindeki sahneleri minyatür vitrinlere dönüştürüyor. Otopark, galeri, cadde ve metruk sanayi alanı gibi ortamları 1/18 ölçekte, ışıklarıyla birlikte kuruyor.
Nurettin Hasaltun diorama çalışmalarını yaklaşık 6 yıldır kendi atölyesinde sürdürüyor. Bir elektrik dağıtım şirketinde 9 yıldır şebeke yöneticisi olarak çalışan mühendis, mesaiden kalan saatlerini bu uğraşa ayırıyor.
Editörün notu: Diorama, gerçek ya da kurgu bir sahnenin üç boyutlu canlandırması. Çoğu zaman minyatür ölçekte yapılıyor, ışıklandırmayla derinlik kazanıyor. Kelime Yunancada "içinden" ve "görüntü" anlamına gelen iki sözcükten türedi; adı 19. yüzyılda Paris'te Louis Daguerre ile Charles Marie Bouton'un ışıkla derinlik yanılsaması kuran gösteri salonundan yayıldı. Bugün müzelerdeki doğa sahnelerinden askeri araç ve model otomobil maketlerine kadar geniş bir alanda kullanılıyor.
Nurettin Hasaltun'un diorama merakı nasıl başladı?
Hasaltun, diorama merakının üniversite hazırlık yıllarında model arabalarla başladığını anlattı. Elindeki arabaları vitrinde durağan bırakmak istemedi: "'Ben bu dışarıdaki hayatı içeride, evde nasıl yaparım?' düşüncesiyle başladım."
Mühendislik bilgisi işin teknik tarafını kolaylaştırıyor. Hasaltun aydınlatma sistemleri, elektromekanik parçalar ve hareketli mekanizmalarla sahnelere gerçeklik katıyor; üç boyutlu yazıcı, lazer kesim cihazı ve mobilya malzemeleriyle çalışıyor.
Bir vitrin yaklaşık üç haftada bitiyor
Süreç koleksiyonerin hayaliyle başlıyor. Hasaltun istenen sahneyi önce çizime döküyor, ardından el işçiliğiyle üç boyutlu minyatüre çeviriyor. Tek bir vitrinin tamamlanması yaklaşık üç hafta sürüyor.

İşin mottosunu kendi sözleriyle özetliyor: "Sen ne görmek istiyorsun, ne hayal ediyorsun? Onu gel beraber yapalım." Bitirdiği eserleri sahiplerine kendisi götürüyor, bu yolla farklı şehirlerden koleksiyonerlerle dostluk kuruyor.
Atölye onun için aynı zamanda bir kaçış alanı. Gündüz şebekede çalıştığını, akşam mesleğin stresinden uzaklaşmak için masasının başına geçtiğini söylüyor.
Kendi evi için ilk dioramayı bekliyor
Koleksiyonerlerin hayallerini vitrine taşıyan Hasaltun'un kendi evinde henüz bir dioraması yok. "Önce kendi evime bir tane yapma hayalim var. En büyük hayalim o" diyen mühendis, ardından daha fazla insana ulaşmayı hedefliyor.
Kentte el emeğini sergiye taşıyan tek isim Hasaltun değil; Dr. Öğr. Üyesi Emine Ketencioğlu'nun batik eserleri de Tuz Mağarası'ndan ÇAKÜ'ye taşındı. Kentten kültür, sanat ve hobi haberleri Yaşam sayfasında.






