Pedagoji dünyasının tanınan isimlerinden Pedagog Ali Çankırılı, 46 baskı yaparak geniş kitlelere ulaşan kitabından yola çıkarak anne babaların aile içi iletişimde karşılaştığı temel sorunları değerlendirdi. Ebeveynlerin çocuk yetiştirirken düştüğü kronik hatalara değinen uzman isim, ceza vermeden ve kızmadan disiplin sağlamanın pratik yollarını aktardı.

Çocuklara söz geçirme sanatı, doğru yöntemler uygulandığında bağırmadan ve sinirlenmeden etkili sonuçlar veren bir disiplin modeli sunuyor. Gençlerin meslek edinmek veya ehliyet almak için yıllarca eğitim almasına rağmen anne babalık konusunda hiçbir hazırlık yapmadığını belirten Çankırılı, kendi ebeveynlerinden gördükleri yanlışları farkında olmadan tekrarladıklarını söyledi.

Söyleşide bebeklik döneminden itibaren başlayan davranış kalıplarına ve ağlama krizlerine de değinen tecrübeli pedagog, aile içi sınırların çocuklarda özgüven ve sorumluluk duygusunu geliştirdiğini kaydetti.

Sınır koymak çocuk psikolojisini nasıl etkiler?

Sınır koymak, çocuğa baskı uygulamak yerine ona korunduğu, güvende olduğu ve değer verildiği hissini kazandırır. Tıpkı büyük şehirlerde yön gösteren trafik levhaları gibi aile içi kurallar da çocuğun doğru davranışları öğrenmesini ve yolunu bulmasını kolaylaştırır. Hiçbir sınırla karşılaşmayan çocuklar zamanla doyumsuz, sabırsız ve şımarık bir kişilik yapısı sergiler.

Aşırı koruyucu tutum sergileyen annelerin evlatlarına her konuda yardım ederek onları kendilerine bağımlı hale getirdiğini ifade eden Çankırılı, bu durumun çocuklarda kendi sorunlarını çözememe hastalığı olan öğretilmiş çaresizliğe yol açtığını aktardı.

Sınırsız büyüyen çocukların özellikleri

Geçmişte fakirlik veya baskı gören anne babalar, çocuklarının her istediğini yaparak onların mutlu olacağını zannediyor. Ebeveynlerin bu hatalı yaklaşımları çocuk psikolojisinde ciddi kırılmalara yol açıyor.

Ebeveyn tutumuÇocukta oluşan etki
Sınırsız özgürlük tanımasıDoyumsuzluk ve kural tanımamazlık
Aşırı koruyucu yardımÖğretilmiş çaresizlik ve bağımlılık

Çocuklukta yaşanan yokluk hissiyle evlatlarına sınır koymayan ebeveynler, iyilik yaptıklarını sanırken aslında çocukların kural tanımayan ve otoriteye saygı duymayan bireylere dönüşmesine zemin hazırlıyor.

Bebeklikten başlayan ağlama tiyatrosu

Sekizinci aya kadar bebeklerde nesne devamlılığı algısının henüz gelişmediğini vurgulayan uzman, ebeveynlerin görüş alanından çıktığı an yok sayıldığını ifade etti. Uykudan uyanan bebeğin annesini göremediği anda paniğe kapılarak ağladığını, zamanla bu durumu anne ilgisini çekme aracına dönüştürdüğünü belirtti.

Bu süreçten sonraki ağlamaların birer tiyatro olduğunu vurgulayan Çankırılı, kucağa alışan çocukların yalnız kalmayı öğrenemediğini hatırlatarak anne babaların kararlı davranması gerektiğinin altını çizdi.

Kaynaklar: Çankırı Postası haberi