Osmanlı Devleti’nin son döneminde yaşanan ekonomik sıkıntılar ve Cihan Harbi, Çankırı sancağını derinden sarstı. Savaş yıllarında cephe gerisinde lojistik yükü omuzlayan Anadolu kenti Çankırı'da, çok sayıda aile zorlu şartlarla mücadele etmek zorunda kaldı.

Çankırılı saz üstadı Recai Başaran, yetim kalan babası Abalızade Şükrü Efendi’nin 1916 yılında memleketi terk etmek zorunda kaldığı hüzünlü göç hikayesini anlattı. Abalılar sülalesinden gelen aile, Müftü Şevki Efendi ve eşinin ardı ardına vefatı sonrası büyük bir sarsıntı yaşadı.

Küçük yaşta hem anasız hem babasız kalan Şükrü Efendi, aile büyüklerinin ortak kararıyla henüz yedi yaşındayken İstanbul’a gönderildi. Başkent Ankara’da bulunan tarihi Abidinpaşa Köşkü’nde bir araya geldiğimiz usta sanatçı Recai Başaran, babasından devraldığı asırlık aile hafızasını detaylarıyla paylaştı.

Abalızade ailesinin İstanbul’a uzanan zorlu yolculuğu

Çankırı Müftüsü Abalızade Müftü Şevki Efendi’nin erken yaşta vefatı, geride üç yetim evlat bıraktı. Kardeşleri Abdurrahman ve Zekiye’den ayrılan küçük Şükrü, geleceğini kurtarmak gayesiyle Fatih Sultan Mehmet döneminden beri başkentlik yapan İstanbul’daki akrabalarının yanına yollandı.

İstanbul’a ulaşan küçük Şükrü, babasından aldığı temel dini eğitim ve Osmanlıca okuma yazma becerisi sayesinde zorluk çekmedi. Bir terzi ustasının yanına verilen çocuk, on üç yıl boyunca aynı atölyede çalışarak mesleğin inceliklerini kavradı.

Abalızade Şükrü Efendi meslek hayatına nerede başladı?

Abalızade Şükrü Efendi meslek hayatına İstanbul’da bir terzi dükkanında çırak olarak başladı. Küçük yaşta zihnine kazınan disiplin ve azimle terzilik mesleğinde ilerleyen yetenekli genç, askere gidene kadar makine başında dirsek çürüttü.

Vatani görevini Harbiye Piyade Yedek Subay Okulu dikim atölyesinde tamamlayan Şükrü Efendi, başarısıyla komutanların takdirini kazandı. Komutanların sunduğu sivil kadro teklifini kabul ederek askeriyede kalan usta, 1929 yılında Bandırmalı Naide Hanım ile evlendi.

Ankara’da devam eden yaşam ve müzik mirası

1941 yılında tayin sebebiyle Ankara’ya taşınan aile, Başkentte tamamen yeni bir yaşam kurdu. Gülhane Askeri Hastanesi yakınlarında ikamet eden Şükrü Efendi, mesleki tecrübesini ordu bünyesinde uzun yıllar boyunca devam ettirdi.

Babasının sanata olan saygısını ve mirasını yaşatan saz üstadı Recai Başaran, dönemin büyük sanatçılarıyla aynı sahneyi paylaştı. Günümüzde yetmiş yedi yaşında olan sanatçı, kadim memleketi Çankırı ile bağını hiçbir zaman koparmadı.

YılGelişme
1916İstanbul'a göç ve terzi çıraklığı
1929Askeri atölyede sivil kadroya geçiş
1941Ankara'ya nakil ve yeni yaşam

Kaynaklar: Çankırı Postası haberi