NASA araştırmacıları, 1977 yılında uzaya gönderilen ikiz sondalardan Voyager 1'in 18 Kasım 2026 tarihinde Güneş'e 16,1 milyar mil yani 25,8 milyar kilometre mesafeye geleceğini açıkladı. Bu muazzam uzaklık, ışıktan çıkan bir fotonun uzay aracına ulaşması için tam 24 saat boyunca yol alması gerektiği anlamına geliyor.
Yıldızlararası ortamda yol alan emektar kaşif hakkında yayımlanan NASA resmi bülteni, dış gezegenlerin her 175 yılda bir gerçekleşen nadir hizalanmasını değerlendiren görevin yeni bir kilometre taşına ulaştığını teyit ediyor. İkiz araçlar Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün gibi devasa gaz kütlelerinin yerçekimi sapanı etkisini kullanarak günümüzdeki konumlarına ulaştı.
Voyager sondaları, üzerlerinde taşıdıkları 55 farklı dilde selam ve Dünya seslerini barındıran altın plaklar sayesinde insanlığın evrendeki kalıcı mirasını temsil ediyor. Plakların dış kapağı, gök cisminin uzay radyasyonundan etkilenmemesi amacıyla uranyum-238 izotopu içeren dayanıklı metallerle korunuyor.
Voyager 1 neden bir ışık günü mesafesine ulaştı?
Voyager 1 uzay aracı, fırlatıldığı tarihten bu yana kesintisiz bir biçimde Güneş Sistemi'nin dışına doğru ilerlediği için 49 yıllık serüvenin ardından bir ışık günü sınırını aşıyor. Sondanın ulaştığı bu derinlik, ışık hızının dahi ancak bir günde kat edebileceği muazzam bir mesafeyi simgeliyor.
| Uzay Aracı | Helyopoz Geçiş Tarihi | Mevcut Konum | Taşıdığı Özel Yük |
|---|---|---|---|
| Voyager 1 | Ağustos 2012 | 25,80 milyar kilometre | Altın Plak ve 14 Pulsar Haritası |
| Voyager 2 | Kasım 2018 | 21,40 milyar kilometre | Gezegenler Arası Ses Kayıtları |
Yıldızlararası görevlerin derin uzay mirasındaki önemi
Gelişmiş yer antenleri ağını koordine eden Jet İtki Laboratuvarı bünyesindeki uzmanlar, Canberra istasyonunu kullanarak uzay aracından düzenli sinyaller almayı sürdürüyor. Geçmişte bu devasa haberleşme ağının telsiz sistemleri üzerinde çalışan Dr. Umut Yıldız gibi araştırmacılar, derin uzay araçlarının telemetri verilerini Dünya'ya aktarma aşamasında kritik görevler üstlendi.
Genişleyen uzay vizyonu sayesinde NASA'da görev yapan Türk bilim insanları, yörünge mekaniğinden astronot eğitimine kadar pek çok disiplinde kritik roller üstleniyor. Bu bilimsel mirasın bir parçası olan astronot Deniz Burnham, gelecekteki derin uzay keşiflerinin temelini oluşturan istasyon operasyonlarına hazırlanırken, kurum bir yandan da NASA Hubble Uzay Teleskobu için ticari servis imkanlarını araştırıyor adımıyla mevcut derin uzay gözlem altyapılarını güçlendirmeye devam ediyor.
Kaynaklar:






