Pasifik Okyanusu üzerindeki devasa su kütleleri eşine az rastlanır bir sıcaklık artışıyla yeniden kabardı. Ekvatoral Pasifik boyunca yükselen deniz seviyesi, küresel hava dengelerini altüst eden yeni bir fırtınanın habercisi.

Yayımlanan NASA resmi bülteni verilerine göre, Ekim 2026 döneminde ölçülen deniz suyu yükseklikleri 1997-98 sezonundaki yıkıcı olayla neredeyse birebir örtüşüyor. Uydulardan gelen haritalar, ısınan suyun genleşerek doğuya doğru dev adımlarla ilerlediğini kanıtlar nitelikte.

Hafızalarda derin izler bırakan benzer doğa olayları, Endonezya orman yangınlarından Güney Amerika taşkınlarına kadar geniş bir coğrafyayı doğrudan vurmuştu. Yıllar sonra gelen bu yeni dalga çok daha ani başladı.

Uydu altimetresi ile okyanusun nabzı tutuluyor

DönemKullanılan UyduÖlçüm TipiOkyanus Bölgesi
Ekim 1997TOPEX/PoseidonDeniz yüzeyi yüksekliğiEkvatoral Doğu Pasifik
Ekim 2026Sentinel-6 Michael FreilichYüzey anomali haritasıOrta ve Doğu Pasifik
Ortak SüreçAltimetre Serisi35 yıllık veri zinciriKüresel okyanus tabanı
Gözlem EviNASA JPL-CaltechTermal genleşme takibiTropikal iklim kuşağı

Suyun ısındıkça genleşmesi prensibine dayanıyor uzaydan yapılan tüm bu hassas ölçümler. Jet İtiş Gücü Laboratuvarı uzmanları, Sentinel-6 Michael Freilich verileriyle TOPEX/Poseidon kayıtlarını yan yana getirerek tabloyu netleştirdi.

Farklı zaman dilimlerinde aynı yörüngeden geçen araçlar sayesinde iklim hafızası kusursuz işliyor. Güçlü bir geri besleme döngüsü okyanusla atmosfer arasında her geçen gün hız kazanıyor.

El Nino küresel hava olaylarını nasıl etkiler?

El Nino küresel hava olaylarını ticaret rüzgarlarını zayıflatarak ve sıcak okyanus sularını doğuya iterek etkiler. Rüzgar gücünü kaybedince batıda hapsolan devasa sıcak su kütlesi birdenbire Güney Amerika kıyılarına yönelir.

Kimi bölgelerde kuraklık ve yangınlar baş gösterirken, Pasifik kıyılarında ölümcül su baskınları kaçınılmaz hale gelir. Eşi benzeri görülmemiş bir atmosferik hareketlilik bu.

NASA araştırmalarında Türk bilim insanlarının küresel izi

Uzay ajansı gezegenimizdeki iklim krizlerini incelerken bir yandan da dünya dışı yaşam araştırmalarına ve derin uzay seferlerine aralıksız odaklanıyor. Farklı merkezlerde kritik sorumluluklar üstlenen NASA'da çalışan Türkler hem okyanus hem uzay projelerinde ön saflarda yürüyor.

Zorlu uzay koşullarını deneyimleyen astronot Deniz Burnham geleceğin istasyon görevlerine hazırlanırken, moleküler biyoloji sahasında adını duyuran Prof. Dr. Betül Kaçar evrendeki kadim kimyasal kökenleri aydınlatıyor. Benzer analizlerde daha önce paylaşılan NASA atmosfer verilerini Virginia eyaletinin enerji güvenliği için açıyor haberi, uydu sistemlerinin hayati işlevini apaçık sergilemişti.

Kaynaklar: